Güvenlik kamerası sistemleri, mülklerimizde ve iş yerlerimizde yaşanan asayiş olaylarını, hırsızlık girişimlerini, kazaları veya usulsüzlükleri tespit etmemizi sağlayan en güçlü kanıtlardır. Ancak bir olay yaşandıktan sonra mülk sahiplerinin veya şirket yöneticilerinin en sık düştüğü hatalardan biri, bu kamera görüntülerini polise ve savcılığa teslim etmek yerine; şüphelileri ifşa etmek, toplumsal tepki toplamak veya kendi haklılığını kanıtlamak amacıyla sosyal medyada, internet sitelerinde ya da WhatsApp gibi haberleşme gruplarında paylaşmasıdır.
Türk hukuk sisteminde ve Kişisel Verilerin Korunması Kanunu (KVKK) nezdinde, suçlu ya da şüpheli olsun fark etmeksizin, bir kişinin görüntüsünü rızası ve yasal bir mahkeme kararı olmadan üçüncü kişilerle paylaşmak ağır bir suçtur. Haklı durumdayken bir anda sanık sandalyesine oturmanıza neden olabilecek bu eylemin hukuki cezalarını tüm detaylarıyla inceliyoruz.
Kamera görüntülerini yetkisiz kişilerle paylaşan veri sorumlularını veya bireyleri, Türk Ceza Kanunu kapsamında doğrudan hapis cezası gerektiren iki büyük suç maddesi bekler:
Görüntülerin üçüncü kişilerle paylaşılması, Kişisel Verilerin Korunması Kanunu’nun 12. maddesinde yer alan “Veri Güvenliğine İlişkin Yükümlülüklerin” açıkça ihlal edilmesidir.
Görüntüleri internette veya üçüncü kişilerle paylaşılan şüpheli, sanık ya da tamamen masum bir ziyaretçi; toplumsal alanda itibarının zedelendiğini, hedef gösterildiğini, ailesine ve iş hayatına zarar verildiğini ileri sürerek dava açabilir.
Yasal olarak suçlu duruma düşmemek ve haklı davanızı korumak için izlemeniz gereken tek bir meşru yol vardır:
Kesinlikle ağır bir suçtur. Kişinin hırsızlık yaparken suçüstü yakalanmış olması veya görüntülerde suçunun net olarak görünmesi, onun anayasal haklarını ve kişisel veri gizliliğini ortadan kaldırmaz. Bir kişinin suçlu olup olmadığına karar verme ve onu cezalandırma yetkisi sadece Türk mahkemelerine aittir. Hırsızın görüntüsünü mağaza camına asarak veya internette paylaşarak ifşa etmek, sizi haklı bir mağdurken TCK 136 ve 134 maddelerinden yargılanan bir sanık durumuna düşürür.
Eğer görüntü, şirket içinde yaşanan bir iş kazasının, hırsızlığın veya disiplin suçunun adli ya da idari soruşturulması amacıyla, sadece konunun birinci derece muhatabı olan yasal yetkililerle (Örn: İnsan Kaynakları Müdürü, Şirket Avukatı veya Genel Müdür) paylaşıyorsa, bu durum “meşru amaç” ve iş hukuku sınırları içinde kalabilir. Ancak, olayın soruşturulmasıyla hiçbir ilgisi olmayan diğer şirket personellerinin bulunduğu genel WhatsApp gruplarına videonun atılması “üçüncü kişilerle paylaşım” sayılır ve yine yasal ihlal ve ceza konusu doğurur.
Güvenlik kameraları tarafından kaydedilen her saniye, şirketiniz için korunması gereken çok hassas bir dijital veri varlığıdır. Bu verilerin yetkisiz kişilerin eline geçmesi, sızdırılması veya sorumsuzca paylaşılması işletmenizi hukuki ve finansal olarak felakete sürükleyebilir. Vexron olarak kurumsal IP kamera projelerimizde; sizi sadece fiziki risklere karşı korumakla kalmıyor, KVKK Veri Güvenliği Rehberi standartlarına %100 uyumlu teknik altyapılar inşa ediyoruz. Gelişmiş kullanıcı yetkilendirme matrislerimiz, veri indirme engelleme algoritmalarımız ve şifreli log tutma sistemlerimizle görüntülerinizi dışarı sızmalara karşı koruma altına alıyoruz. Güvenliğinizi hem sahada hem de adalet karşısında tam güvenceye alıyoruz.
İşletmenizi yasal risklerden ve tazminat davalarından koruyacak, en üst düzey siber ve yasal güvenlik standartlarına sahip profesyonel bir kamera ekosistemine kavuşturmak için Vexron Güvenlik Sistemleri uzman mühendislik kadrosuyla dilediğiniz an iletişime geçebilirsiniz.